Çevresel faktörler doğurganlığı nasıl etkiler?

Etiketler:
Çevresel faktörler doğurganlığı nasıl etkiler?

1967 yılındaki “Graduate” filminde bir aile dostu, Dustin Hoffman tarafından oynanan yeni üniversite mezunu rolündeki gencin gözlerinin içine bakar ve ona ünlü bir kariyer tavsiyesi verir, “Plastikler.” Tavsiyeyi veren adam tek bir kelimeyle modern hayatı kolaylaştıran ve kökten değiştiren kimyasal kreasyonların inanılmaz dizilimini özetlemiş olur.

Kırk yıl sonrasında, bilim adamları bu inkar edilemez faydaların aynı zamanda çevremize, gezegenemize ve en önemlisi de çocuklarımızın ve onlarının çocuklarının sağlıklı bir şekilde aile kurmalarında riskleri de beraberinde getirdiğini anlamaya başlıyorlar.

Kimyasalar ve doğurganlığa etkileri

Bilim adamları, hayatımızda bize kolaylık sağlayan binlerce kimyasalın gelecekte varolmamız için gerekli olan üreme üzerine olumsuz etkilerinin olduğunu keşfetti. Meslekleri endüstriyel açıdan güçlü kimyasallarla iç içe olan kişiler için bu tehlikenin varlığı inkar edilemez. Görünürde hafif olan günlük hayatın parçası niteliğindeki kimyasallara az ama uzun vadede maruz kalmanın da kusurlu yumurta üretiminden tekrarlayan düşük yapmalara, sperm bozukluklarına ve sperm sayısındaki azalmalara kadar birçok rahatsızlığa sebep olduğuyla ilgili ciddi kanıtlar var. Bu araştırma bulgularından en korkutucu olanı ise kadınlar ve erkekler üzerindeki bu sorunlardan bazılarının ana rahimde başlayabilecek olmasıdır ki bu da  neden giderek daha fazla sağlık uzmanının üremedeki verimsizliğin nüfusun bütününde değil de özellikle yirmili yaşlardaki çiftlerde arttığını düşünmelerini açıklıyor. Bu kişilerin rahatsızlıklarının daha doğmadan önce bile oluşmaya başlamış olabileceği ortaya çıkıyor. Üreme problemleri de diğer sağlık rahatsızlıkları birçok gerçeğe dayanır. Yani hastalıklar araştırılırken karşılaşılabilecek bir sürü neden vardır. Genetik yapıdan yaşam tarzlarına ve çevresel faktörlere kadar olan her şey sağlık sorunlarının oluşmasında rol oynayabilir. Kimyasallara ya da diğer çevresel faktörlere ne derece maruz kalmanın yaşamın belirli bir döneminde insan hayatını tehdit edebileceğini tam olarak belirlemek mümkün olmayabilir. Her bireyin bunlardan etkilenme sınırı değişir.

Kimyasallar hormonlarımıza nasıl karışır?

Çevrede bulunan kimyasallardan en zararlı olanı uzmanların hormon bozucu olarak sınıflandırdığı türdür. Bu kimyasallar vücuttaki olağan hormonel hareketliliği engelleyebilir, taklit edebilir ya da bozabilir. Bazı kimyasallar doğal östrojen hormonları gibi görünebilir. Bunlar hamilelik, cenin gelişimi ve anne-baba sağlığı için en büyük risk unsurudur. Bazı endokrin bozucu kimyasallar, gelişmekte olan ceninlerdeki erkek ya da dişi üreme organlarının gelişmesini sağlayan kompleks genetik faaliyetlere engel olabilir. Diğerleri de genç kızların olması gerekenden daha erken bir zamanda ergenliğe girmelerine neden olabilir. Bu da onların endometriyosis ve polikistik over sendromu gibi doğurganlığa zarar veren hastalıklara yakalanma risklerini artırır. Bu etkiler, kadınlar hamile kalmaya çalışana kadar hiç görülmeyebilir.

İnsanlar biyolojik olarak aktif olan kimyasallara çok az miktarlarda maruz kalırlar. Bu kimyasallardan bazıları kendi başına zararsız olabilir ama diğer kimyasallarla birleştiğinde doğurganlığı ve hamileliği etkileyebilir.

Kimyasallara ne derece maruz kalmak tehlike oluşturur?

Çığır açan araştırmasıyla meslektaşlarının da konuya karşı bakış açısını geliştiren Shanna H. Swan: “Geçmişte, kimyasallar incelenirken çevredeki zehirli maddeler, birçok pratisyen tarafından doğurganlığı olumsuz etkileyen faktörler arasında bile düşünülmezdi” diyor.

Shanna ve diğer araştırmacılar, üreme ve günlük hayatta hepimizin karşılaştığı binlerce kimyasala karşı nasıl koruma oluşturulacağını yeniden değerlendirme gibi insan sağlığını doğrudan etkileyen her türlü konunun tıp uzmanları tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenmesini istiyor.

Bazen, insanlar vücutlarında hangi mikropların olduğunu ve vücudun onlara nasıl tepki verdiğini görmek için kendi kimyasal vücut ısılarını belirleyebilirler. Bu bilgi insanlara yedikleri yiyecekler, içtikleri su ve günlük tükettikleri ürünler konusunda daha iyi seçimler yapmaları için yardımcı olabilir.

Günün Tarifi
Buğday Çorbası
Pişirme süresi: 120 dk
Porsiyon: 4
Zorluk: Zor
tüm tarifler »

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Bu hurafelere inanmayın!
Hamileyken saç kestirilmez, kestirilirse bebeğin ömrü kısalır.
komik bebek izle