Çocuğunuzun beyin gelişimi

Beyin, vücuttaki her organın gelişimini programlar ve yönetir. Sinir biliminde görülen büyük gelişmeler ve bilim adamlarına insan beyninin iç kısmını gözlemle fırsatı veren teknik ekipmanlar sayesinde, bu merkezi organın nasıl geliştiğiyle ilgili çok şey biliyoruz.
Beyin nasıl ölçülür?
Beyin hatlarının büyük bir kısmı doğumdan sonraki birkaç yılda oluşur. Doğumda beynin büyüklüğü gelişmesini tamamlamış olan bir yetişkinin beyninin 4′te 1′i kadardır. Ama 2 yaşına gelindiğinde, yetişkin beyninin 4′te 3′üne ulaşılır. Ve 5 yaş itibariyle, bir çocuğun beyni yetişkinin beyninin büyüklüğüne ve hacmine çok yaklaşır.
Tabi ki, bu çocuğunuzun anaokulundayken bir yetişkinin yaptığı her şeyi bileceği anlamına gelmez. Deneyim hala önemli olan konudur.
Bu gelişmenin anlamı, beynin öğrenmede, hafızaya almada, motor kontrolde ve diğer fonksiyonlarda devreye giren kısımlarının 5 yaş itibariyle oluşmuşmuş olmasıdır. Aralarında bilgi geçişi sağlayan beynin bu kısımları ve sinir yolları yaşam boyunca tekrar tekrar kullanılır.
Sinapsis adı verilen bu bağlar tüm hareketlerin, düşüncelerin, hafızaya almanın ve bir kişinin sahip olduğu duyguların temelini oluşturur.
Beyin gelişiminin desteklenmesi
İkizlerde bile beyinler tamamıyla aynı değildir. Beyindeki nöronlar (sinir hücreleri) arasında ne tür bir bağ olduğu beynin nasıl kullanıldığına, karşılaşılan durumların çeşitliliğine ve zenginliğine ve genlere bağlıdır.
Beynin kritik duygusal bileşenlerinin oluştuğu hayatınızın ilk yılında, dokunarak ihtiyaçların anında karşılanabileceği güvenli ve öngörülebilir bir çevre çok önemlidir.
İlk üç yıldaki beyin gelişiminin anahtarı olarak birlikte oynamaktan ve beynin kendisini yeniden organize ettiği dinlenme fırsatlarıyla dengelenen değişken ve uyarıcı bir çevreye sahip olmaktan bahsediliyor.
Bu basit ama hayati şeyler sonraki dönemlerdeki öğrenme için temel oluşturuyor.
Güçlü bağlar kurmak
Şaşırtıcı bir şekilde, iki yaşındaki bir çocuğun beyninde trilyonlarca bağ vardır ve yetişkinlerdeki sayıyı ikiye katlar. Beyin, uyum sağlamak ve hayatta kalmak için karşılaşılan her türlü girdiye karşılık olarak bağlar geliştirir. Zamanla, bazı bağlar işlevsiz kalırken belirli bağlar tekrar tekrar kullanılır.
Sinirsel budama denilen bu normal süreç, bir çocuk için çok küçükken dilin aksanını tam olarak öğrenmenin neden kolay olduğunu açıklıyor. Beyin düzenli olarak o dildeki girdilerle beslenmezse, belirli sinapsisler işlevini yitirir ve beyin artık belirli sesleri kolayca algılayamaz ya da oluşturamaz. Sinirsel budama, alışkanlıkların ve tekrarın küçük bir çocuk için neden önemli olduğunu da açıklıyor. Alışkanlıklar ve tekrarlar öğrenmeyi çeşitlendirir ve beynin neyin önemli olduğunu algılamasına yardımcı olur.
Beyin gelişiminin büyük bir bölümü hayatın ilk üç yılında gerçekleşmesine rağmen okul yılları meşgul olan sinir hücrelerini geliştirmeye devam eder. Çocuklar için özellikle 3 ila 6 yaşları arasında öğrenmek çok kolaydır, yalnızca soyut kavramları değil sosyal kuralları, dinazorların karmaşık isimlerini, nasıl spor yapıldığını ya da oyun oynandığını, yönleri, aletlerin nasıl çalıştığını ve neyin nereye gittiğini öğrenebilirler.
Yinede, beynin ani kontrol ve düşünce gibi kısımları daha sonraki okul yıllarında gelişir ve ergenlik döneminin son dönemlerine kadar tam olarak aktif hale gelmezler.
Hamilelik döneminde güzelleşen kadının oğlu olur.










