Çocuklar kaç yaşında okumayı öğrenmeli?

Etiketler:
,
Çocuklar kaç yaşında okumayı öğrenmeli?

Birçok ebeveyn diğerlerine göre daha erken yaşta okumayı öğrenen çocukların gelecekte daha başarılı bireyler olacağına inanmaktadır. İyi okuma okuldaki başarının ayrılmaz bir parçasıdır; öyleyse erken okuyanlar daha mı başarılı olurlar?

Bebekler bile sözcükleri tanımak üzere eğitilebilirler. Hatta bu sistemler yurt dışında satılmaktadır. Ne var ki, bebekler okuyamazlar, çünkü oluşması yıllar alan geniş kişisel dil ve bilgi deposuna sahip değillerdir. Benzer şekilde, çoğu okul öncesi çocuk ancak etki-tepki tipinde öğretimle eğitilebilir, insan beyni, eğer yapılacak iş yeterince basitleştirilmişse ve kişi gerekli zaman ve enerjiyi bu işe adamaya istekliyse hemen her şeyi yapabilir. Okuma düşük düzeyli bir beceri haline gelir ve öğrenilip uygulandığı düzeyde takılıp kalma tehlikesi vardır. Yani kısaca bu yöntem okuma değil ezberlemedir.

Kendi meraklarıyla kendiliğinden motive olan bazı çocuklar kendi kendine okumayı öğrenebilir, çünkü bu çocuklar anlamı çözmek isterler. Gerçek erken okuyucular bunlardır. Diğerlerini sözcükleri seslendirmeye itelemek karmaşık zihinsel bir olayı aşırı basitleştirmek olur. Çocuklar okumayı ilginç kılacak fikir, düşünce ve dile sahip olmadan onları sözcük “okur” hale getirirsek, onlara tamamlanmamış bir bahçenin kapısının anahtarını vermiş oluruz. Bir kelimeyi tek başına rahatlıkla okuyabilen çocuklar aynı kelimeyi bir cümle içerisinde gördüklerinde okuyamamaktadır.

  • Birçok parlak, hatta üstün zekâlı çocuk erken okumaz. Lütfen alttan alta yerine getiremeyecekleri bir beklenti havası oluşturmadan, öykülerden zevk almalarına izin verin.
  • Erken okuyan, gerçekten üstün zekalı okuyucuların okumayı öğrenme arzuları doymak bilmez. Öğretilmeleri gerekmez ve düşünce ve dille içgüdüsel bağlantılar kurarlar. Çocuğunuz bunlardan biriyse, yaşadığı bu doğal deneyimin coşkusunu onunla paylaşın. Genellikle yetişkinlerin veya abla ya da ağabeylerin kendilerine bir şeyler okuması yoluyla öğrenirler.
  • Erken okuyucular her zaman yarışı kazanamazlar. Geniş bir deneyim ve problem çözme temeli olan yavaş başlangıçlılar, genellikle dördüncü sınıf civarında, düşünme becerileri ve uygulama daha önemli hale geldiğinde, öne çıkarlar.
  • Erken dönemde zorlama, okumada sorunlar çıkabilir. Birçok otorite okumayı biçimsel olarak öğretmeye başlamak için doğru yaşın yedi olduğuna inanmaktadır. Farklı ülkelerdeki çalışmalar, beş ve yedi yaşındaki çocuklara aynı yöntemlerle okuma öğretildiğinde, yedi yaşındakilerin çok daha çabuk öğrendiklerini ve bunu severek yaptıklarını ve beş yaşındakilerde ise okuma güçlükleri gelişmesinin daha olası olduğunu göstermektedir.
  • Okuma, aktif bir anlam arayışı gerektirir. Kendilerine bir şey yapıldığı düşüncesine kapılan çocuklar, edilgen okuyucular olarak programlanırlar. Hiçbir zaman okumaktan zevk almayacakları gibi, verimli bir anlam arayışına da girmezler.
  • Nöron devrelerini zorlamak veya aşırı yüklemek beynin “tembelleşmesine” neden olabilir, çünkü çocuk bu yükün altından kalkamaz. Çocuğunuzun okumayı tembelleşen veya aşırı baskı altındaki bir beyinle ilişkilendirmesine izin vermeyin.

“Okumaya hazır olmak” ne demektir?

Erken dönemde baskı uygulama konusunda dikkatli olmak, anne-babaların çocuğun okuma gelişimine hiç katılmayacağı anlamına mı geliyor? Tam tersi. Anne-babalar, çocuğun sistemi harekete geçirmesini sağlayan temeli atar. Her şeyin ötesinde, çocuklara örnek oluşturarak okumanın eğlenceli bir uğraş olduğunu göstermelidirler. Kitapların, dergi ve gazetelerin sürekli el altında olduğu, yetişkinlerin fikirler üzerine okuduğu ve konuştuğu evler en iyi okuyucuları üretirler.

İlk olarak, uygun uzaklıktan yazıya odaklanmak, harfleri ve sözcükleri ayırt etmek, soldan sağa doğru izlemek ve yerini kaybetmemek için görsel gelişim yeterli olmalıdır. Okul öncesi çok sayıda çocuğun, okuma için bu temel fiziksel yeteneklere sahip olup olmadığı ciddi şekilde sorgulamaya açıktır.

Düşünme becerileri, sözcüklerin fiziksel görünümlerinin ötesine geçecek, soyut anlamları olduğunu anlayacak ve bu anlamları fikirlerle bağlantılandırmaya yetecek kadar gelişmiş olmalıdır. Çoğu anne-baba, iyi okumanın başlıca temellerinin nesnelerin yönlendirilmesi ve oyun olduğunu öğrendiğinde şaşırmaktadır.

Dil üçüncü kilometre taşıdır. Anne-babalar, çocukla bol bol söyleşmenin ve sözcük dağarcığı oluşturmanın yanı sıra, kendileri de, dile hazırlığın eğlenceli yanlarıyla hoşça vakit geçirebilirler. Çocuklar, iyi okumadan önce uzmanların “dilsel bilinç” dediği şeyi geliştirmeli, yani bir “sözcüğün” ne olduğu da dahil olmak üzere, okumanın bir takım göreneklerini bilmelidirler.

Günün Tarifi
Acılı Kırmızı Fasülye
Pişirme süresi: 40 dak.
Porsiyon: 6
Zorluk: Orta
tüm tarifler »

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Bu hurafelere inanmayın!
Erkek çocuğunun saçları kazıtılırsa ilerde kel kalmaz, saçları daha gür çıkar.
komik bebek izle