Doğurganlığınızı artırmanın 19 yolu

Etiketler:
,
Doğurganlığınızı artırmanın 19 yolu

Bu makaleyi okumak için harcayacağınız süre içerisinde, doğurganlığınızı daha iyi bir duruma getirmek için mesafe alıyor olacaksınız. Hemen okumaya başlayın ve daha hızlı ve sağlıklı bir hamileliğe sahip olma şansınızı artırın.

1. Yoga’yı deneyin

Stres, vücudunuzdaki üreme hormonu seviyesini ciddi bir biçimde etkileyebilir ama Çocuk Pozisyonu alıp son derece rahatlamış bir biçimde nefesinize konsantre olurken ya da yogada orijinal adı Downward Facing Dog olan yani gerinen bir köpeği anımsatan pozisyonda vücudunuzun hizası üzerine düşünürken stresli hissetmeniz zordur. Yogada, odak yavaş ve derin nefes alma üzerinedir.Kan akışını hızlandırmak ve vücuttaki gerginliği atmak için tasarlanan pozisyonlar üzerine farkındalık kazandırma da diğer önemli hususlardır. Sonuç olarak, kalp atış hızı geçici olarak yavaşlar ve vücut daha az stres hormonu üretir. Sher Enstitüleri’nin Sacremento ve California’daki üreme tıbbı direktörü  ve “Doğurganlık için mükemmelleştirilmiş hormon dengesi” kitabının yazarı olan Robert A.Greene M.D, stres tepkisini normal hale getirdiğimizde, vücuttaki üreme hormonu seviyesini de standart hale getirdiğimiz söylüyor. Dr.Greene, 45 dakika gibi kısa süreli iki yoga seansıyla bir haftada doğurganlığın artabileceğini söylüyor.

2. Kimyasal madde yüklü güzellik ürünlerinize elveda deyin!

Birçok parlatıcı, dudak boyası ve parfümde bulunan kimyasallar üreme hormonlarınızı doğrudan etkiliyor. Artık bu tür ürünlerden biraz da uzak durma zamanı.

3. Organik meyve ve sebzelere yönelin

Organik olan meyve ve sebzeler, üretilen ürünler üzerine devamlı olarak püskürtülen sentetik, kimyasal tarım ilaçlarını içermez. Bu sentetik tarım ilaçları, vücuttaki üreme hormonu dengesini bozarak doğurganlığı azaltabilir. Aslında bu ilaçları çiftçiler için çekici yapan şey de yaptığı etkidir: Bu sentetik tarım ilaçları zararlı böceklerin ve kurbağa gibi diğer hayvanların çoğalmasını önler. Bu yüzden organik olan yiyecekleri seçin ve diğer meyve sebzeleri de üzerlerindeki kimyasal kalıntıdan kurtarmak için mümkün olduğunca fazla yıkayın.

4. Doktorunuza başvurarak bir program hazırlayın

Genel bir sağlık kontrolü şu anki doğurganlık durumunuzu belirlemek ve hamile kalmayı denemeden önce çıkabilecek herhangi bir problemi göz önünde bulundurmak için yapabileceğiniz en iyi şeydir. Mesela, yüksek kan basıncı ve tiroit bezi problemleri doğurganlığı engelleyen, yaygın ama tedavi edilebilir durumlardır. Tedavisi olmayan ve cinsel yolla bulaşan klamidya ve belsoğukluğu gibi hastalıklar da doğurganlığa zarar verebilir. Hazır doktorunuzun ofisindeyken, daha önceden yaptırmış olabileceğiniz tetanoz, frengi, domuz gribi gibi aşılarınızın da hala etkisini koruyup korumadığını kontrol ettirebilirsiniz. Aşılar, siz hamile kaldığınızda gelişmekte olan bebeğinizi koruyacaktır ama şimdi de oldukça değerlidirler: Hamile kalmadan önce önüne geçilebilecek bir hastalığa yakalanmanız bağışıklık sisteminize fazladan bir yük oluşturabilir ve bu da geçici olarak doğurganlığı azaltır.

5. Tıpkı bir dondurma külahı gibi

Yapılan araştırma, yağ oranı yüksek olan günlük ürünleri tüketen kadınların, yağ içermeyen yiyecekler tüketen kadınlara göre daha düşük bir yumurtlama oranına sahip olduğunu gösteriyor. “Verimli üreme için beslenme biçimi” kitabının yardımcı yazarı olan Jorge Chavarro’ya göre sütün içindeki hormonlar hayvandaki yağda bir noktada toplanır ve ineklerin çoğu da hamileyken sağıldığı için projesteron ve estradiol gibi doğurganlığı artıran hormonlar süte geçer. Tereyağı ya da peynir gibi tam yağlı günlük yiyeceklerden fazla miktarda tüketmek, atardamarlarınız ya da bel ölçünüz için hiç de iyi değildir. Bu yüzden tükettiğiniz miktarı sınırlandırmaya çalışın ve bunu da telafi etmek için kalori alacağınız diğer yiyecekleri daha az tüketme yolunu başvurunuz.

6. Daha erken yatmaya çalışın!

Gece yattığınızda uykunuzu tam olarak almayı önceliğiniz haline getirin. Dr. Greene, yumurtlamanın yüzde sekseninin gece yarısı ile sabaha karşı dört saatleri arasında; yani siz derin bir uykudayken gerçekleştiğini söylüyor. Uykunuzu tam alamadığınız ya da size rahatsız edici bir biçimde sürekli uyanıp yeniden uykuya dalmaya çalıştığınız geceler bağışıklığınızı zayıflatabilir, vücudunuzdaki üreme hormonu seviyesini altüst edebilir ve yumurtlamayı engelleyebilir.Yatmadan 6 ila 8 saat önce kafein almayı kesmeniz ve düzenli bir yatma ve kalkma saatine alışmanız uykunuzu daha iyi alabilmeniz için iki önemli yöntemdir.

7. Karbonhidratların üremedeki verimliliğe sekte vurmadığından emin olun!

Simit ve tatlı çöreklerin doğurganlığa (tabi ki bel ölçünüze yaptıkları etki bir diğer konu) zarar verdiğine inanmak zor ama kesinlikle durum bunu gösteriyor. Beyaz un, şeker, beyaz pirinç ve beyaz patatesi içeren bu “zararlı” karbonhidratlardan öncelikli olan şekerlilerdir ve çok hızlı bir şekilde kan dolaşımına karışırlar. İnsülin seviyeleri, yükselerek şekeri kandan alıp enerji olarak kullanılabileceği yer olan hücrelere taşır. Vücut sürekli olarak daha yüksek kan şekeri seviyeleriyle yüklendiği zaman, sizi kötü etkileyen şeyler olmaya başlar: Kilo alırsınız, vücudunuzdaki kolestrol seviyesi artar ve üreme hormonlarınızdaki seviye iyice bozulur. Vücudunuzdakileri yakmak için ve iyi bir doğurganlık için, sebze, meyve, tam tahıl ekmeği, makarna ve fasülye gibi “iyi” karbonhidratlara bağlı kalın. Bu tür beslenme, her on kadından birinde görülen, kısırlığın başlıca nedeni olan polikistik over sendromu olarak bilinen bu durumu önlemede bile kullanılabilir.

8. Folik asit içeren vitamin alın!

Yeni yapılan bir araştırma, folik asitin doğum kusurlarını engellemede yaptığı olumlu etkinin yanı sıra kadınların daha kısa bir sürede hamile kalmasına bile katkı sağlayabileceğini gösterdi. 2008’in Mart ayında doğurganlık ve kısırlık ile ilgili yayımlanan bir çalışmaya göre, folik asit ile birlikte multivitamin desteği alan kadınlar daha düzenli adet dönemlerine ve daha iyi doğum oranlarına sahip oluyor. Ayrıca kısırlık tedavisi gören kadınlar bu B vitaminini aldıklarında, yumurtlamayı başlatmak ve daha fazla yumurta üretmek için daha az ilaç tedavisine gereksinim duyabiliyor. Amerikan kadın doğum uzmanları kongresi, çocuk sahibi olma yaşına gelmiş kadınların hamilelikten önce ve hamilelik süresince, alınan vitaminlerin bir parçası olarak en azından 400 mcg folik asit almasını öneriyor. Beslenmenizi folik asit bakımından zengin olan yeşilliklerle, turunçgillerle, tam tahıl ekmeği ve fasülyeyle destekleyebilirsiniz.

9. Vücudunuzu hareket ettirin!

Derginizi bir kenara bırakın, bilgisayarınızı kapatın ve derhal yürümek ya da koşmak için dışarı çıkın. Bu doğurganlığınızı artırmak için yapabileceğiniz en kolay ve en çabuk  şeylerden biridir. İp atlamak, dans etmek, bisiklete binmek, yüzmek, asansör yerine merdivenleri kullanmak gibi eylemler kalbi ve akciğerleri çalıştırır ve besin değeri yüksek oksijenlenmiş kanı vücudun her yerine taşır. Buna üreme sistemi de dahildir. Ne sıklıkla egzersiz yaptığınız ve ne kadar dinamik olduğunuz direkt olarak üremedeki verimliliğinizle bağlantılıdır. Yirmi bin kadının beslenmesini ve alışkanlıklarını inceleyen bir sağlık araştırması, her hafta en azından 5 saat egzersiz yapan kadınların daha az kısırlık oranına sahip olduğunu buldu. Kalp hızınızı artıran egzersizler için düzenli olarak zaman ayırmak bebek sahibi olmaya karşı atabileceğiniz en iyi adımlardan biridir.

10. Dişçinizden bir randevu alın!

Diş eti çekilmesi çok yaygındır ama tedavi edilmediğinde daha ciddi bir enfeksiyona sebep olabilir. İltihap, dolaşım sistemine ve de üreme hormonlarına karışabilir. Dişlerinizi düzenli olarak temizleyerek ve kontrol ettirerek bunun olmasına izin vermeyin.

11. Temizlik yaparken çevre dostu maddeler kullanın!

Çoğumuz banyo küveti, fayans ve evde kullanılan diğer temizlik maddelerinin kadınların yumurtalıklarına zarar verebileceğini çok da düşünmeyiz ama bu tür bir tehlike kesinlikle vardır. Genel olarak kullanılan temizlik maddeleri doğurganlığınıza zarar verebilir ve hamile kaldığınızda düşük yapma ve kusurlu doğum yapma riskinizi artırır. Zehirli temizlik maddelerini derhal çevre dostu ve zararsız olanlarla değiştirin. Aroma yağı eklenmemiş ürünleri ya da bitki özlerinden elde edilen doğal kokulu temizli maddelerini kullanın.

12. Anne ve babanızdan ailenizin sağlıkla ilgili geçmişi üzerine bilgi alın!

DNA’nızı değiştiremezsiniz ama hangi hastalıklara yakalanma riskinizin daha fazla olduğunuzu bulabilirsiniz çünkü bu hastalıklar aile üyelerinizden bazılarını daha önceden etkilemiş olabilir. Genetik testlerle birlikte sizin ya da eşiniz farkında olmadan spermlerine taşıdığı durumlar da belirlenebilir. Hamile kalmadan önce bu ırsi bilgileri edinerek, doktorunuzun ya da genetik danışmanınızın size sağlıklı bir hamilelik ve çocuk sahibi olma konusunda  doğru tavsiyeler vermesini kolaylaştırabilirsiniz.

13. Plastikler için ayrım yapın

Yiyecek saklama kapları ya da cam şişe gibi evde kullanılan birçok eşyada bulunan BPA, gıda ambalajlarını astarlayan kimyasalın bir içeriği olan madde, üzerine yapılan araştırma oldukça korkutucudur. Yapay östrojen olan bu kimyasal, plastikleri daha esnek yapmak için kullanılır ama bu maddeye maruz kalma ile hormonel bozukluk arasında doğrudan bir bağ olduğu görülür. Dr. Alan Green bu kötü etkilerden kaçınmak için birkaç tavsiyede buluyor:

Yiyecekleri plastik ile birlikte mikrodalgaya atmayın çünkü bazı plastikler yiyeceğin içine nüfuz eder. Sıvıları plastikle birlikte ısıtmaktan ya da servis etmekten kaçının çünkü plastik sıcak ya da ıslak olduğunda hormonlar daha fazla erir. Ayrıca, plastik eşyalarınızı yeniden kullanacaksanız, onları elinizle yıkamayı deneyin, çünkü bulaşık makinesinin ısısı daha fazla kimyasalın çözünmesine neden olur. Konserve halindeki yiyecekler BPA kimyasalının diğer bir kaynağıdır, çünkü bazı metal konserve kutularının plastik kaplamaları vardır. Kutular, kartonlar ve cam kaplar daha iyi alternatiflerdir.

14. Trans yağını beslenmezinden çıkartın!

Birçok gıda üreticisi trans yağı kullanımını destekler çünkü bunlar yiyeceğin raftaki ömrünü uzatmak için suni olarak sıvıdan katıya çevrilmiş olan yağlardır. Ama ne yazık ki bu yağlar yalnızca kolestrolü yükseltmekle kalmayıp vücuttaki yumurtlamayı engelleyen iltihaplanmayı da tetiklerler. Üzerinde “kısmen hidrojenize edilmiş yağ” ya da “bitkisel yağ” yazan ürünler de trans yağı içerir (gıda etiketinde bu yağlardan hiçbirini içermiyor yazsa bile). Bunun nedeni, gıda üreticilerinin çok az miktarlarda trans yağı içeren yiyecekler için bu yağı içermiyor deme haklarının olmasıdır ama yine de bu durum oldukça zararlıdır. Kısmen hidrojenize edilmiş yağlarda hazırlanan kızartılmış yiyeceklerden de kaçınılmalıdır. (Bu tür yağlar birçok fast food zinciri tarafından kullanılmaktadır.) Harvard’da halk sağlığı üzerine çalışmalar yapan fakültenin yaptığı bir araştırmaya göre trans yağı içeren yiyecekleri tüketen kadınların diğerlerine göre hamile kalma şansı %70 oranında daha azdır. Her gün tüketilen 4 gram trans yağı bile sağlık sorunu yaratmak için yeterli bir miktardır.

15. Sigara içmeyi bırakın!

Elbette ki bunun söylenmesi yapılmasından daha kolaydır ama eğer şu an elinizde bir sigara varsa, derhal söndürün! Kısacası, sigara içmek hamile kalmanızı çok zorlaştırır. İngiliz tabipleri birliği tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre, eğer sigara kullanırsanız, hamile kalma şansızını yüzde on ila yüzde kırk oranında azaltırsınız. Doğal olarak, sigaranın içindeki zehirler yumurtlamayı ve yumurta niteliklerini olumsuz biçimde etkiler.

16. Sperm dostu kayganlaştırıcılar kullanın

Stresten, düşük östrojen seviyesi ve bazı ilaçlara (üreme ilaçları dahil) kadar olan her şey vajinal kuruluğa sebep olabilir. Ama bu ürünlerin su mu yoksa petrol bazlı mı olduğuna dikkat edin; bu ürünler sperm hareketliliğini engelleyebilir ve spermlerin rahim boynu mukuslarına ulaşmasını zorlaştırabilir.

17. Ecza dolabınızı doğurganlığı azaltan ilaçlara karşı kontol altında tutun

Dekonjestanlar ve antihistaminler (kaşıntıyı önleyen ilaçlar) cildinizi kurutabilir ve rahim boynunuzu kalınlaştırabilir. Bu durum spermlerin gitmeleri gereken yerlere ulaşmalarını zorlaştırır. Steroid yapıda olmayan  iltihap sökücü ilaçların gereğinden fazla kullanılması yumurtaların oluşumunu engelleyebilir. Dr. David, bu durumun başınız ağrıdığında ilaç almayacağınız anlamına gelmediğini belirtiyor. Yalnızca günde 4 ya da 5 tablet gibi fazla miktarda kullanmamanız gerektiğini söylüyor. Hem reçeteli hem de reçetesiz satılan ilaçların hamilelik üzerine etkileri olabilir, bu yüzden ilaçları doktorunuzla birlikte kontrol edin. Doktorunuz ilaçlarınızı kullanmaya devam edip etmeme ya da şu anda kullanıyor olduğunuz ilaçları değiştirme konusunda size yardımcı olabilir.

18. Biftek yerine som balığı yiyin

Biftek tamamen damarları tıkayan doygun yağdan oluşurken, som balığı kalbe zarar vermeyen ve Omega 3 yağ asidi DHA’nın en iyi kaynaklarından biri olan tekli yağı içerir. Dr. David, Omega 3 yağ asidinin kan dolaşımını ana rahmine doğru ilerlettiğini ve böylelikle implantasyon ve hamile kalma ihtimalini artırdığını söylüyor. Mümkünse, çiftlikte yetiştirilenler yerine doğadan yakalan balıkları tercih edin, çünkü çiftlikte yetiştirilen balıklar da daha yüksek seviyede polikorlanmış zaralı bifenil bulunuyor.

19. Yumurtlamayı algılayıcı kit alın

Hamile kalmak için sperm ve yumurtanın buluşması gerekir, yani çocuk sahibi olmaya çalışırken zamanlamayı doğru ayarlamalısınız. Bu yumurtlamayı algılayan kitler, varsayımlarınızı ortadan kaldırmanıza yardımcı olabilir. Bu türdeki çoğu aygıt, yumurtalıkta oluşan yumurtayı gösteren luteinize edici hormonun idrarın içine batırılan test bantlarının yardımıyla belirlenmesi ile çalışır. Amerikan hamilelik kurumu, kesin bir yargıya varmak için testin her gün aynı saatte yapılmasını ve testi yapmadan önce 4 saatliğine sıvı alımının durdurulmasını tavsiye ediyor. Türüne ve markasına bağlı olarak bu aygıtlar genel olarak 15 TL ve üstünde değişiyor.

Günün Tarifi
Domates soslu sıra köfte
Pişirme süresi: 20 dak.
Porsiyon: 6
Zorluk: Kolay
tüm tarifler »

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Bu hurafelere inanmayın!
Hamile kadın gece mehtaba bakarsa çocuğu ay gibi güzel olur.
neokur.com - Kitap sosyal platformu