Etiketler:
Erken doğum ve nedenleri

Erken doğum, bilimsel olarak gebeliğin 37 inci haftasından önce gerçekleşen doğumdur. Bütün doğumların yaklaşık %10′u erken doğum şeklinde gerçekleşmektedir.

Ne gibi zararları vardır?

Erken doğan bebekler, solunum, mide-barsak, böbrek ve sinir sistemleri komplikasyonları açısından yüksek risk altındadır. Erken doğmasına rağmen yaşama şansına sahip olan bebeklerin önemli bir bölümünde fiziksel ve zihinsel önemli problemler görülebilmektedir.

Anne karnındaki bebek ve yenidoğan (ilk 28 gün) dönemindeki tüm ölümlerin %80′i erken doğumlardan kaynaklanmaktadır. Yaşayan bebeklerin yakın dönemde karşı karşıya olduğu risklerden en önemlileri arasında yenidoğanın solunum problemleri, beyin içi kanamalar, yenidoğan retinopatisi (körlük), zeka ve motor fonksiyon bozuklukları ve barsak problemleri yer almaktadır.

Bu bebeklere prematüre bebek denmektedir ve prematüre bebeklerin en önemli sorunu, akciğer gelişimlerindeki yetersizlik sonucu solunum zorluğu yaşamalarıdır. Ayrıca erken doğan bebeğin beyin kanamasına bağlı beyin hasarı riski fazladır. Sindirim sistemi yeterli olgunluğa erişmediğinden özel beslenme gerekebilir. Böbreklerin yetersizliği nedeni ile sıvı ve elektrot dengesi bozulur. Isı ayarlayan merkezlerin yetersizliği aşırı ısı kaybetmesine ve ısı dengesini sağlamasına engel olur. Anne karnında plasenta aracılığı ile aldığı glukoz ve kalsiyumdan yoksun kalır. Kan hücrelerinin yıkılması sonucu ortaya çıkan bilirübin adı verilen sarı madde, karaciğer yeterli gelişemediğinden etkisiz hale getirilemez ve sarılık oluşur. Enfeksiyonlara karşı yeterli direnç gösteremez.

Son yıllarda prematüre bebek bakımındaki gelişmeler de oldukça fazladır ve çok erken doğmuş bebeklerin bile yaşam şansları giderek artmaktadır. Erken doğumlarda bebeğin yaşama şansı doğum haftası arttıkça giderek artar. Örneğin 24. gebelik haftasında olan doğumlarda bebeklerin çok az bir kısmı yaşayabilirken, 26. haftadaki doğumlarda bebeklerin yaşama şansı %50′oranıdıdadır. Ölüm oranı 28. haftada gerçekleşen doğumlarda yaklaşık %25 iken 30. haftada %10 civarındadır. 34 haftadan sonra doğanlar yüksek oranda yaşama şansına sahiptir.

Erken doğumun sebepleri nelerdir?

Erken doğum eylemine birden fazla risk faktörünün neden olduğu düşünülmektedir. Bu faktörler bebeğe ve anneye bağlı olarak ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Bebeğe ait nedenler arasında en başta çoğul gebelik, bebeğin eşinin (plasentanın) erken ayrılması, bebeğin içinde bulunduğu suyun fazlalığı veya azlığı söz konusu olabilir.

Anneye ait sebepler arasında ise, anne yaşının 18′den küçük veya 40′dan büyük olması, daha önce erken doğum yapmış olması, doğumlar arasındaki sürenin az olması, rahim ağzı ile ilgili ameliyat geçirmesi, rahim anomalileri ve şekil bozuklukları, sigara ve alkol kullanması, ilaç bağımlılığı, annenin akciğer, kalp, böbrek, karaciğer gibi değişik sistemik hastalıklarının olması, kansızlık, beslenme yetersizliği, alt genital sistemdeki enfeksiyonlar, yüksek tansiyon, stres ve ruhsal bunalımlar ve ağır çalışma koşullarını sayabiliriz.

En önemli noktalardan birisi daha önceki gebeliğinde ya da gebeliklerinde erken doğum riski yaşamış olan gebelerin mevcut gebeliklerinde, belirgin risk altında olduklarının bilincinde olmamalarıdır.

Belirtiler nelerdir?

Erken doğum belirtilerinin başında farkedilecek düzeyde, düzenli rahim kasılmaları gelmektedir. Ayrıca vajinadan sulu akıntı görülmesi, kasık bölgelerinde adet sancısına benzer kramp tarzı sancılar, alt sırt ve bel bölgesinde ağrılar, karında ishalle beraber veya ishalle beraber olmayan kramplar, vajinal lekelenme ve kanama, aşağıya doğru baskı hissi diğer belirtiler arasındadır. Eğer belirtiler fark edilip erken doğumdan şüphelenilirse erken doğumu engellemek mümkün olabilir.

Sevgili Anademi.com üyeleri, erken doğum belirtisi şüphesine kapıldığınızda bir an evvel doktorunuzla görüşmelisiniz. Bu süre öyle önemlidir ki bazen gecikme erken doğumu engelleme şansını ortadan kaldırır. Belirtileri fark edip doktorunuzu aramadan önce yapabilecekleriniz arasında; mesanenin boşaltılması, hafif sol tarafa dönük uzanarak kontraksiyonları (kasılma, büzülme ve daralma) azaltma, dehidratasyon (vücut sıvı hacminin azalması) sebebiyle olabilecek kontraksiyonlara karşı 3-4 bardak su içmek yer almaktadır. Bu şekilde istirahat ederken bir taraftan da kasılmaları ve kasılmalar arasındaki süreyi kontrol etmelisiniz. Eğer belirtiler artıyor veya 1 saati geçtiği halde devam ediyorsa direkt hastaneye gitmelisiniz.

Engellemek mümkün mü?

Şartlar uygun olduğunda erken doğum eylemini durdurmak ve bebeğin büyümesi için zaman kazanmak mümkündür. Ancak kullanılan ilaçlar (ritodrin ve magnezyum sülfat gibi) yan etkileri ciddi olabilen ilaçlar olduğundan erken doğum tanısının doğru konması ve tedaviyi alması sakıncalı ya da gereksiz olabilecek anne adaylarının belirlenmesi önem kazanır..

Günün Tarifi
Sıcak Çikolata
Pişirme süresi: 10 dk
Porsiyon: 6
Zorluk: Orta
tüm tarifler »

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Bu hurafelere inanmayın!
7 aylık doğan çocuk yaşar 8 aylık doğan çocuk yaşamaz.
neokur.com - Kitap sosyal platformu