Hamilelik döneminde uçuklar (dudak çevresi ve genital bölgede)

Genital uçuk oluşursa bebeğim üzerinde ne gibi riskler ortaya çıkar?
Hamilelik sırasında görülen genital iltihaplanmanın getirdiği en büyük risk, hamilelik ve doğum sırasında bunu bebeğinize geçirme ihtimalinizin bulunmasıdır. Yenidoğan iltihaplanmaları oldukça nadirdir (her yıl yaklaşık olarak 1,500 bebek etkilenir), ama hastalık zarar verici olabilir, bu yüzden bebeğinizin enfeksiyonu kapma riskini nasıl azaltabileceğinizi öğrenmeniz önemlidir.
Hamilelik ya da doğum anında bulaşıcı hastalığınız varsa, bunu bebeğinize geçirebilirsiniz. Hamileliğinizin son zamanlarında ilk defa uçuk görüyorsanız, bulaştırma riskiniz yüksektir.
Daha az görülen durumlarda, tekrar eden enfeksiyonunuz varsa virüsü bulaştırabilirsiniz. İlk defa bir iltihaplanma ile karşılaşıyorsanız, virüs vücudunuzda kalır ve yeniden aktif hale gelebilir.
Nadiren rastlanan durumlarda ise eğer anne adayı hamileliğin üçüncü üç aylık döneminde ilk defa genital uçuk görürse, bunu plasenta yoluyla bebeğine geçirebilir. Bu şekilde enfeksiyon kapan bebeklerde, virüs ciddi doğum kusurlarına neden olabilir.
Uçuğum olursa sezaryen doğum mu yapmam gerecek?
Bu duruma göre değişir. Genital iltihaplanmanız ilk olarak hamileliğin üçüncü üç aylık döneminden önce ya da hamilelikten önce ortaya çıktıysa, iltihaplanmanız ya da iltihaplanma olacağına dair belirtileriniz yoksa, doğum suyunuz geldiğinde ya da doğum başladığında, doğum yapabilirsiniz ve bu vajinal yolla gerçekleşebilir.
Bu durumda, bebeğinize hastalık bulaşma riski yüzde 1’den daha azdır. Çünkü, enfeksiyonu ilk kaptıktan sonra vücudunuz iltihaplanmaya karşı antikor üretmeye başlar ve bu antikorlar plasenta yoluyla bebeğinize geçer. Eğer siz bilmeyerek de olsa virüsü bulaştırıyorsanız, bu antikorların sayesinde bebeğiniz 6 ila 12 hafta boyunca kendisine koruma sağlayan bir bağışıklık kazanacaktır.
Diğer yandan, doğum suyunuz geldiğinde ya da doğum yapmaya başladığınızda, iltihaplanmanız varsa ya da iltihaplanmanın olacağına dair belirtiler varsa acilen sezaryen doğum yapmanız gerekir. Rahim ağzında, vajinada ya da dıştaki üreme organlarında gözle görülebilen herhangi bir yara ya da sızlama, yanma ve ağrılı hissetme gibi iltihaplanmanın habercisi olabilecek belirtileriniz varsa yine sezaryen olmanız gerekir.
Tek istisna ise uçuklara bağlı doku bozulmaları ya da belirtileri görüldüğünde ve bebeğiniz hala premature iken doğum suyunuz geldiğinde ortaya çıkar. Bu durumda, doktorunuz bebeğin gelişimine daha fazla zaman tanımak için doğumu ertelemeyi deneyebilir. (Bu sırada virüs tedavisi görebilirsiniz.)
Vajinal yolla doğum yapma şansını artırmak için, doğum uzmanları ve jinekologlar da dahil olmak üzere bazı uzmanlar, tekrarlayan genital iltihaplanması olan hamile bayanların 36. haftadan doğuma kadar olan süreçte ağız yoluyla alınan antivirüs ilaç tedavisinin uygulanmasını tavsiye ediyor. Son yapılan araştırmalar, bu tedavinin hamilelik sırasında uçuk riskini azalttığını gösteriyor.
Hamileliğinizin son zamanlarında ilk defa genital iltihaplanma görüyorsanız ve kan testleri de daha önce hiç uçuğunuz olmadığını doğruluyorsa, doğuma girdiğinizde belirtileriniz olmasa bile birçok uzman sezaryen doğum yapılmasını tavsiye ediyor.
Yeni bir enfeksiyonda, vücudunuz antikor üretmek için zaman bulamaz ve onları bebeğinize geçirir, virüs oldukça yüksek miktarlarda var olmaya devam eder ve büyük ihtimalle hamilelik sırasında virüsü bulaştırmaya devam edersiniz. Virüslüyseniz, bebeğinize geçirme riskiniz oldukça yüksektir ve bu risk yüzde 50’ye kadar çıkabilir.
Bebeğim doğumdan sonra benden (ya da bir başkasından) iltihap kapabilir mi?
Evet, bu mümkündür. Yenidoğan bebeklerde görülen uçukların yaklaşık yüzde 5’i doğumdan sonra bulaşır ve hamilelik sırasında bulaşan iltihaplanma kadar tehlikeli olabilir. Ama gerekli önlemleri alırsanız, genellikle bu durumun oluşmasını engelleyebilirsiniz.
Etrafınızdaki insanların bebeğinize dokunmadan önce ellerini yıkadıklarından emin olun ve dudağında uçuk olan kişilerin bebeğinizi öpmesine ya da elinde tutmasına kesinlikle izin vermeyin. (Uçuk çıkmasına neden olan iltihap dahil olmak üzere herhangi bir iltihaplanma yeni doğan bebekler için tehlikeli olabilir.)
Vücudunuzun herhangi bir yerinde iltihaplanma varsa, bebeğinizin cildiyle temas etmesini önlemek için o bölgeyi iyice kapatınız ve tam olarak temizleyiniz. Ellerinizi sıkça ve dikkatli bir şekilde yıkayınız, çünkü iltihaplanma elden ağza geçebilir.
Oldukça nadir de olsa parmaktan iltihap kapılması mümkündür. Buna herpetik dolama denilir. Bu sorunla karşılaşan kimseler bebeklere dokunmaktan kaçınmalıdır.
Uçuğum varsa bebeğimi emzirebilir miyim?
Göğsünüzde doku bozulması olmadığı sürece emzirmeniz güvenlidir. İltihaplanma olan yerleri iyice kapatmanız ve dikkatli bir şekilde ellerinizi yıkamanız gerekir.
Eğer yalnızca bir göğsünüzde doku bozulması varsa, diğer göğsünüzle bebeğinizi emzirebilirsiniz. İltihaplı alanı tam olarak temizlediğinizden ve her yanını temiz bir örtüyle kapattığınızdan emin olun.
Dudağımda uçuk çıkarsa ne gibi önlemler almalıyım?
Dudağınızda ya da ağzınızın iç kısmında uçuk çıkarsa, tamamen geçene kadar bebeğinizi öpmeyin. Uzmanlar, tüm yara kabuk bağlayana ve kuruyana kadar bebek her kucağa alındığında yarayı tamamıyla kaplayan çıkarılabilir bir maske takılmasını tavsiye ediyor.
Çok sık uçuk çıkarıyorsanız, bunun önüne geçebilmek için doktorunuzdan virüs tedavisi görmeyi talep edin. Ve ağzınızda iltihaplanma olduğunda belirgin bir yara oluşmamış olsa bile, dişlerinizle bebeğinizin tırnaklarını kısaltmayın.
Bebeğim doğum sırasında ya da yenidoğan olarak iltihap kaparsa ne olacak?
Yenidoğan iltihaplanması görülen bebeklerin üçte birinde, bebeklerin cildi ya da ağzı etkilenir ama diğer organlar etkilenmez. İltihaplanma doğum anında ya da 4 hafta kadar sonra ortaya çıkabilir. Genellikle ilk 1-2 hafta içerisinde belirir.
Uçuklara bağlı doku bozulmaları genellikle kabarıklık şeklinde görülür ve bebeğin vücudundaki herhangi bir yerde ortaya çıkabilir. Genellikle, ciltteki küçük bozulmaların ya da yaraların olduğu yerde görülürler. Doğumda bebeğin kalp atışlarını gözlemlemek için takılan bilek bandının ya da başa yerleştirilen elektrotun bulunduğu yerler buna örnek olarak gösterilebilir.
Eğer bebeğinizdeki uçuklar deri, gözler ve ağızla sınırlıysa ve zamanında damar yoluyla asiklovir tedavisi uygulanırsa, bebeğiniz sonunda büyük ihtimalle sağlığına geri kavuşur. Yapılan bir araştırma, enfeksiyon kapmış bebeklerin tekrarlayan iltihaplanmalar ya da uzun dönemli sorunlarla karşılaşma riski taşıması rağmen yüzde 90’ından fazlasının bir yaşının içindeyken test edildiğinde normal bir gelişim gösterdiklerini ortaya çıkardı.
Zamanında tedavi uygulanmazsa, deri, gözler ve ağızda uçuk başlangıcı olan bebekler daha ciddi iltihaplanma biçimleri geliştirebilirler.
İltihaplanması olan yenidoğanların diğer üçte birlik kısmında merkezi sinir sistemi etkilenir. Bu genellikle ilk yaşın 2. ila 3. haftalarında sinirlilik, ateş, uyuşukluk, yetersiz beslenme ya da nöbet geçirme gibi belirtilerle ortaya çıkar.
Geriye kalan üçte birlik kısımda ise yenidoğanlar yayılmış iltihaplanma sorunu ile karşı karşıya kalırlar. İltihaplanma birçok organa yayılır ve en çok akciğerleri ve karaciğeri etkiler. Genellikle doğumdan sonraki ilk haftada görülür. Yayılmış iltihaplanması olan bebeklerde doku bozulmaları görülebilir ama görülmeme ihtimali de vardır. (Eğer yoksa, bebeğin hastalığının kaynağı olarak iltihaplanmaya teşhis koymak doğru olmayabilir.)
İltihaplanmanın sonraki formları oldukça ciddidir. Ne yazık ki zamanında uygulanan bir tedaviyle bile çok sayıda bebek yaşamını yitirir ve hayatta kalanların bir çoğu ciddi ve uzun süreli sağlık ve gelişim problemleriyle karşı karşıya kalır.
Bebeğinizin ateşi varsa ya da alışık olmadığınız bir şekilde sinirli ya da uyuşuk görünüyorsa, yetersiz besleniyorsa, yaraları, kabarıklıkları varsa ya da kırmızı ve enfeksiyon kaptığına işaret eden gözlerle bakıyorsa; yani sonuç olarak size bir sorunu varmış gibi görünüyorsa derhal bebeğinizin doktorunu arayın.
Uçuklar nasıl bulaşır?
Ağzınızda ya da ağzınızın içersinde uçuk ya da kabarıklık olarak ortaya çıkan ağız iltihaplanmalarının neredeyse hepsine HSV-1 denilen virüs tipi sebep olur. Yarayla olan direkt temasla ve genellikle öpme yoluyla bulaşır.
İkinci virüs tipi olan HSV-2 ise en çok kızarıklık ya da yara olarak ortaya çıkan genital uçuklara neden olur. Daha önce hiç genital iltihaplanmanız olmadıysa, risk grubu içerisinde olduğunuz düşünülür ve enfeksiyonu taşıyan birisiyle cinsel ilişkiye girdiğinizde virüsü kapabilirsiniz.
Partnerinizin ağzında iltihaplanma varsa ve oral seks yapıyorsanız, iltihap bulaşabilir. Genital iltihaplanmaların üçte birine oral seks yoluyla bulaşan HSV-1 virüsü sebep olur ve bu oran daha da artabilir.
Enfeksiyon kapıldığında ne olur?
Virüs bulaştığında sonsuza dek omurga yakınındaki sinirlere yerleşir ve her an yüzeye geri çıkabilir. Virüsü taşıyanların bir kısmında sık sık iltihaplanmalar görülürken diğerlerinde nadiren ortaya çıkabilir.
Tekrarlayan uçuklarda belirtileri hem fark etme hem de fark edememe ihtimali vardır, bu yüzden ne zaman uçuğunuz olacağını bilemeyebilirsiniz. Bu durum sorun yaratır, çünkü iltihaplanma olduğu zamanlarda virüsü yayarsınız, yani bulaşıcısınız ve cinsel ilişkiye girdiğinizde virüsü eşinize bulaştırabilirsiniz ya da hamilelik ve doğum esnasında virüsü bebeğinize geçirirebilirsiniz. Uçuklar tedavi edilebilir ama tam olarak bir çaresi yoktur. Sizde ya da eşinizde daha önce iltihaplanma olduğunu düşünüyorsanız, doğumdan sonraki ilk kontrolde bunu doktorunuza bildiriniz.
Genital iltihaplanma enfeksiyonunun belirtileri nelerdir?
Belirtiler ortaya çıktıkları takdirde kişiden kişiye oldukça farklılık gösterebilirler. Bu belirtiler, ilk enfeksiyonda yani genital iltihaplanma oluştuğunda ve vücudunuzda virüsle savaşmaya yardımcı olacak oral ya da genital iltihaplanma antikorları olmadığında en ciddi tehlikeyi oluştururlar.
Virüs bulaştıktan sonraki 2. ve 14. günler arasında, vajinanızda kabarıklığa dönüşecek olan ve sonunda açılmalarla birlikte acı veren yaralar halini alacak kırmız noktalar belirebilir. Bunun gibi birkaç yara ya da daha büyük bir yara olabilir ve ilk enfeksiyonla birlikte üç haftaya kadar orada kalabilir.
Genital bölgenizde kaşıntı, yanma, acı ya da sızlama hissi oluşabilir, vajinal akıntınız olabilir, kasıklarınızda ağrı veren şişkin lenf düğümleri olabilir ve idrarınızı yaparken acı hissedebilirsiniz.
İlk enfeksiyonda, ateş, baş ağrısı ve kas ağrısıyla birlikte grip benzeri belirtileriniz olabilir. Birçok hamile bayan ilk enfeksiyon sırasında çok hastalanır ve asiklovir denilen damar içi antivirüs tedavisi görmesi gerekir.
İlk iltihaplanma sonrakilere göre daha mı ciddi yoksa daha mı tehlikesizdir?
Araştırmalar, bazı kişilerde daha geç bir tarihte belirtilerle birlikte iltihaplanma görülmesine rağmen, birçok kişinin genital iltihaplanmanın ilk evresinde bile fark edilebilir belirtiler taşımadığını gösteriyor. Uçuklar, enfeksiyon kapıldıktan sonraki ilk bir yıl içerisinde daha sık olarak ortaya çıkar.
İlk olarak genital iltihaplanma enfeksiyonunu kaptığınızda zaten ağzınızda iltihaplanmanız varsa buna başlangıç evresinde olmayan ilk hastalık denilir ve belirtiler muhtemelen daha az tehlike oluşturur, çünkü vücudunuzun HSV-1 virüsüne karşı ürettiği antikorlar HSV-2 virüsüne karşı da koruma sağlar. Ciddi grip benzeri belirtiler gösterme ihtimaliniz daha azdır ve vücudunuzda genellikle daha az yara oluşur. İlk enfeksiyonun sebep olduğu ağrılı olma durumunu daha kısa bir süre boyunca yaşarsınız.
İlk ya da başlangıç evresinde olmayan enfeksiyondan sonra oluşan iltihaplanmalara tekrarlayan (ya da yeniden aktif hale gelen) enfeksiyonlar denir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda genellikle daha az ağrınız olur, ilk enfeksiyonların herhangi birine göre daha az yaranız olur ve bu yaralar daha hızlı kaybolur. Yinede, belirtiler kişiden kişiye çok fazla farklılık gösterir.
Hamileliğiniz sırasında belirtileriyle birlikte ilk ya da başlangıç evresinde olmayan enfeksiyonunuz varsa, doktorunuz bir ya da iki hafta sürecek, yaralarınızın iyileşmesini hızlandıracak ve virüsü yaymanızı azaltmada yardımcı olacak oral antivirüs tedavisi görmeniz gerektiğini söyleyebilir. Sizi rahatsız eden belirtilerle birlikte tekrarlayan iltihaplanmalarınız varsa, rahatlamanıza yardımcı olacak tedaviyi görme konusunda doktorunuzla görüşün.
Ben farkına varmadan genital iltihaplanma oluşabilir mi?
Evet, bu mümkündür. Aslında, genital iltihaplanması olan birçok insan ya daha önce belirtilerle hiç karşılaşmadığı için ve yalnızca hafif olanlar ortaya çıktığı için ya da iltihaplanma başlangıcının nasıl olduğunu bilmedikleri için virüsü taşıdıklarının farkına varmazlar. Araştırmacılar, hamile olan bayanların yüzde 25’i de dahil olmak üzere, Birleşik Devletler’de 45 milyondan fazla insanın genital iltihaplanması olduğunu tahmin ediyor.
İltihaplanmanın eşimde mi yoksa bende mi olduğunu söylemek mümkün mü?
Evet. Eğer genital bölgenizde, kalçalarınızda, karnınızın daha alt bölgesinde ya da sırtınızda yaralar ya da kabarıklıklar olduğunu fark ederseniz, oradaki bakterilerin iltihaplanmaya yol açıp açmayacağını belirlemek için doktorunuza mümkün olduğu kadar erken başvurunuz.
Bakteriler her zaman virüs taşımaz, ama ilk iltihap oluşumunda vücut oldukça hassastır, bu yüzden küçük bir kızarıklık bile fark ettiğinizde doktorunuza başvurmanız çok önemlidir. DNA kullanan yeni metotlar daha hassastır ama yinede doktorunuza erkenden görünmeniz hala büyük önem taşır.
Vücudunuzun daha önceki enfeksiyondan antikor üretip üretmediğini görmek için kan testi de yaptırabilirsiniz. İyi testler HSV-1 ve HSV-2 antikorları arasında ayrım yapabilir. HSV-2 antikorları olan için olan testin pozitif çıkması geçmişte genital iltihaplanmanız olduğu anlamına gelir. Yalnızca HSV-1 antikorları için olan testin pozitif çıkması ise geçmişte ya oral ya da genital iltihaplanmanız olduğu anlamına gelir.
Test sonuçlarınız negatif çıkarsa, eşiniz iyi bir şekilde testten geçirilmelidir. Bu şekilde, hamilelik sırasında genital iltihap kapma riskiniz olup olmadığını ve bunu nasıl önleyebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Eğer iki tür iltihaplanma için de test sonucunuz pozitif çıkarsa, doğum yapma vaktiniz yaklaştıkça iltihaplanma oluşacağına işaret eden belirtilere çok dikkat etmelisiniz.
Çünkü iltihaplanma sessiz gelişen bir hastalıktır. Tüm hamile bayanların, özel durumlarına bakılmaksızın, bu testlerden geçip geçmemeleri konusunda tartışmalar sürüyor. Bu günlerde, ne hastalık kontrol ve önleme merkezleri ne de Amerikan doğum uzmanları ve jinekologları taramaların sık yapılmasını tavsiye ediyor, ama bazı uzmanlar aksini düşünüyor.
Ya benim daha önce hiç iltihaplanmam olmadıysa ama eşimin olduysa?
Eşiniz yıllarıca virüsü taşımasına rağmen size bulaştırmamış olsa bile şimdi hamile olduğunuz için virüsten uzak durma konusunda ekstra önlemler almalısınız.
Hamilelik Boyunca İzlenecek Yollar;
- Eşinizde aktif iltihaplanma olduğunda ya da iltihaplanma oluşacağını hissettiğinde (bazı insanlar yaralar tam olarak ortaya çıkmadan önce sızlama ya da ağrı hisseder), eşinizin genital bölgesiyle ya da ağzıyla olan deri temasını engelleyin.
- Cinsel ilişkiye girerken eşinizde iltihap çıkmamış olsa bile plastik prezervatif kullandığınızdan emin olun. Virüsün geçmesini her zaman önleyemezler ama en azından riski azaltırlar.
- Bazı uzmanlar hamilelik boyunca eşlerin antivirüs tedavisi görmesini öneriyor, çünkü daha önce yapılan araştırmalar, bu tedavinin eşlerin enfeksiyonu bulaştırma riskini azalttığını gösterdi. Bu seçenek hakkında doktorunuzla görüşünüz.
Hamileliğin Üçüncü Üç Aylık Döneminde İzlenecek Yollar;
- Doğum yapma tarihinize yaklaşıldıkça en kritik olan şey uçukla olan herhangi bir temastan kaçınmanızdır, bu yüzden hamileliğinizin üçüncü üç aylık döneminde eşinizde yaralar ya da belirtiler olmasa bile cinsel ilişkiden ve genital organlarla olan temastan uzak durun.
- Eşinizde daha önce oral iltihaplanma olmuş ise hamileliğin üçüncü üç aylık döneminde oral seksten uzak durun.
Rüyasında asker gören kadının oğlu, altın gören kadının kızı olur.










