Kanser tedavisinin gebeliğe etkileri

Kanser tedavisi görüp iyileşen kadınların, normal yoldan anne olma şansları var mı?
Günümüzde doğurganlık döneminde kansere yakalanmış birçok anne adayı var. Çoğu da tedaviden sonra bu hastalıktan kurtuluyor. Ancak gördükleri kemoterapi ve radyoterapi bu kadınların üreme fonksiyonlarının kaybına neden oluyor. Çünkü bu tedaviler, üreme hücrelerinde ve yumurtalıklarda toksik etki yapıyor ve bu yüzden kadın üretkenliğini kaybediyor.
Eskiden önemli olan tek şey iyleşmekti. Son 15-20 yılda kanser tedavilerinin gelişmesi sayesinde bu hastalar kanseri çoğunlukla yeniyorlar. Doktorların amacı, hastayı hastalıktan kurtarmanın çok ötesine geçti ve tedavinin yarattığı olumsuz etkilerden hastaları nasıl kurtarabileceği düşünülmeye başlandı. Genç yaşta kansere yakalanan kadınlara, kemoterapi ve radyoterapiden önce, özellikle tüp bebek merkezleri tarafından uygulanan yöntemlerle üretkenliklerini korumaları ve ileride yumurtalık fonksiyonları kaybolduğu zaman, çocuk sahibi olmaları sağlanabiliniyor.
Bu yöntem nasıl uygulanıyor?
Üreme çağındaki kadınların en fazla karşılaştığı kanser türü, meme kanseridir. Meme kanseri vakalarının yüzde 15’i 40 yaşından önce gerçekleşmektedir. Tedavi sürecinde öncelikle cerrahi müdahale yapılıyor, ilk başvurulan tedavi şekli, sadece tümörün alınması bu tedavinin yeterli olmayacağı durumlarda ise meme tamamen alınıyor. Ardından genellikle altı hafta içinde de kemoterapiye başlanması gerekiyor. Genç yaşta kemoterapinin kadının yumurtalarını ortadan kaldırma oranı daha az. Ancak yaş 35-38’lere yaklaşıkça bu oran malesef artıyor. Görülen kemoterapiye bağlı olarak, yüzde 15 ile yüzde 70 arasında adetten kesilme, yumurtalıkların tükenmesi, yumurtalık fonksiyonunun kaybı oluşuyor. Ameliyattan sonraki 6 hafta içinde yumurtalıkları ilaçlarla çoğaltılabiliniyor. Kadın evli ise yumurtalarını eşinin spermiyle laboratuarda dölleyip, embriyo haline getirip, donduruluyor. Evli değilse yumurtalarını toplanıp donduruluyor.
Bu sayede kadınlar tedavilerinden sonra çocuk sahibi olma şansına sahip oluyorlar.
Bu tedavi yöntemi meme kanserinde uygulanabildiği gibi; lösemi, lenfoma gibi hematolojik kanserlerde de uygulanabilmektedir.
Kemoterapiden sonraki dönemlerde tedavi uygulanabilir mi?
Kemoterapiden sonra kadın, bir kür kemoterapi görse bile yumurtalıkları ciddi bir şekilde etkilenebiliyor. Menopoza girmese, adetten kesilmese bile üreme potansiyeli ciddi bir şekilde bozuluyor. Bu yüzden tedavinin kemoterapiden sonra yapılması mümkün olamıyor. Kemoterapinin dozu, kadının yaşı, kadının yumurtalık kaybetme riskinde, belirleyici sebepler oluyor.
Bu işlemin maliyeti ne kadardır?
Bu tedavinin maliyeti normal şartlarda uygulanan tüp bebek maliyeti kadardır.
Hasta için risk nedir?
Bazı kanserler hormonlara duyarlı kanserlerdir. Örneğin meme kanseri, kadınlık hormonu olan östrojene duyarlı bir kanserdir. Bu yöntemde yumurtalık artırmak için altı haftalık dönemlerde kadının östrojenini artıran ilaçlar kullanılıyor.Kullanılan bu ilaçlar kadının hastalığını ilerleten ilaçlar olmamasına rağmen hastanın doktoru tarafından bilinçlendirilmesi gerekir.Hasta ilaç istemiyorsa ya da tüp bebek tedavisi için vakti yoksa kadının yumurtalarını ilaçla uyarmadan, östrojen hormonunu artırmadan yumurtalar toplanıp laboratuar ortamında dondurulabilir.Bu yönetmin adı in vitro matürasyon yöntemidir ve sık kullanılan bir tedavidir.
Bir kız çocuğu hamile bir kadınla çok ilgilenirse doğacak çocuk erkektir.










